Rezervuar Köpekleri Blu-Ray İncelemesi

Rezervuar Köpekleri Kapak

You ever listen to K-Billy’s “Super Sounds of the Seventies” weekend?

Film

Şiddetin estetize edilmesi, yüceltilmesi denince sayılacak ilk 3 yönetmen arasında Tarantino, Tarantino’nun da ilk 3 filmi arasında Rezervuar Köpekleri vardır herhalde. Ben bu deyim ile bu filmi izlerken tanıştım. Ekstralardaki röportajlara göre Tarantino’nun sadece 3000$’a çektiği film, birkaç sahne dışında neredeyse tamamı kapalı bir depoda geçen bir film. Tarantino bu bütçeye şuan birbirinden ünlü bir çok ismi biraraya getirmeyi başarmış. Yine ekstralara dayanarak Harvey Keitel’ı, senaryosu sayesinde etkilemeyi başarmış ve projeye inandırmış. Filmde diyalogların önemli bir yeri var, hem eğlenceli hem de filmin gidişatı ile alakası olmayan gündelik hayat üzerine boş diyaloglar sayesinde Tarantino bize gangsterlerin de normal hayatın içinden, her yerde görebileceğimiz tip insanlar olduğunu göstermeye çalışıyor.

Film aksiyon türünde bir film olmasına rağmen, filme konu aksiyon sahnelerini hiç görmüyoruz. Olayların gelişimini flashbackler ile izleyip malum depoya sıkışıp sona doğru ilerliyoruz. Filmin heyecanının, şiddet ile birlikte yükseldiği Bay Sarı’nın dansı eşliğindeki kulak sahnesi ile kan seli depoya dolmaya başlıyor, Bay Turuncu’nun müthiş performansı ile devam edip sona doğru ilerliyor. Şaşırtıcı ve şoke edici olan onca şiddet sahnesinde Tarantino’nun bizi bir yandan gerip bir yandan da güldürebilmesi. Kendi filminden komedi filmi olarak bahsetmesinin sebebi de bu olsa gerek.

Filmin müziklerine de ayrıca değinmek gerekir, Tarantino bu film ve devam eden diğer filmlerinde bu geleneği bozmadı ve yıllarca dinlenebilen soundtrack albümlere vesile oldu.

Görüntü Ses ve Kapak

Filmin kapağı, yurtdışında çıkanlara göre daha iyi bir kapak ile çıkmış. Sadece Bay Beyaz filmde takım elbise ile değil, eşofmanları ile gözüküyor. Burada kapağı çizen kişi hayalgücünü kullanmış sanırım. Görüntü ve ses olması gerektiği gibi, film eski olduğu için ve görsel efekt olmadığı için çok bir beklenti ile izlemedim. Ekstralarda ise haliyle görüntü kalitesizleşiyor, hatta bazı çıkarılmış sahne ekstralarında tahammül edilemez hale geliyor.

Ekstralar

Filmin oldukça fazla ekstra seçeneği var. Tam olarak ölçmedim ama 2 saate yakın belki daha uzun ekstrası var. Çekim Mekanları ve bu mekanların keşfi üzerine bir bölüm var, bazı noktalarda Tarantino’nun mekana göre akışı değiştirdiğini öğreniyoruz. Film Laboratuvarı bölümünü çok ilginç buldum. Çünkü filmde izlediğiniz sahneleri Tarantino birebir oyuncular ile kendisi çekiyor. Yani oyuncuları çalıştırırken bazen Bay Turuncu, bazen Bay Beyaz rolünde Tarantino’yu izliyoruz. Takdir ve İthaflar bölümü de ayrıca ilgi çekici, sanırım Ucuz Roman sonrası çekilmiş bir ekstra bu. Tarantino bu filmi çekerken esinlendiği aktör, yazar ve yönetmenlerden bahsedip tek tek teşekkür ediyor. Bunlar arasında Godard’ı sayması kuralları yıkmasından ötürü ondan esinlendiğini belirtmesi beni şaşırttı, Tarantino’nun daha çok eski Amerikan ve Asya filmlerinden esin aldığını düşünürdüm.

Bu bölümde Lawrence Tierney ile ilgili ayrı bir paragraf açarak şahsına münhasır bu aktöre saygı duruşunda bulunuyor Tarantino ve tüm oyuncular. Bu bölümleri izlerken anlıyorsunuz ki Tierney gerçek hayatında oldukça aksi ve kavgacı, ama bir o kadar da komik ve sevilen bir karaktermiş. Tarantino dahil tüm oyuncular Tierney ile ilgili bir kavgasını anlatıp aktörü anıyorlar.

Söyleşiler bölümünde aktörler ile ortalama 10’ar dk’lık söyleşiler mevcut. Her birinin projeye dahil oluşu, kendilerine uygun görülen karakterleri değiştirişleri, birbirleri hakkındaki dedikodularını izliyorsunuz. Tarantino ile ilgili söyleşi ise Tarantino’nun video dükkanındaki tezgahtar geçmişinden bahsederek bu filmin çekim aşamasına kadar kısa bir tanıtım ile başlıyor. Tarantino severler için bence oldukça güzel ekstraları mevcut diskin. Ama önceki bölümde bahsettiğim gibi görsel açıdan ekstralar bölümü vasat durumda.

 

Ex Machina Blu-Ray İncelemesi

ex_machina blu-ray kapağı

Hayatta kalma isteğinden daha insanca bir şey yoktur.

Film

Ex_Machina, 28 Gün Sonra filminin yazarı Alex Garland tarafından yazılıp yönetildi. 28 Gün Sonra filminin konusunu etkileyici bulan herkesin bu cümleden sonra filme ilgi duyacağına eminim. Filmin ana karakteri Caleb’in bir teste katılmak üzere bir arama motorunun sahibinin evine konuk oluyor. Ev sahibi, geliştirdiği bir yapay zeka robot’u, Ava’yı Caleb ile tanıştırıp Turing testine sokuyor. Son yıllarda görmeye alıştığımız İnsan-Yapay Zeka ilişkisi örneği bu filmde de karşımıza çıkıyor. Sonrasında gelişen olaylar ile film bir anda bilim kurgu ile psikolojik gerilim arasında gidip gelmeye başlıyor. İzleyici empati yaparak kendini Caleb’ın yerine koyuyor ve kime inanması gerektiğini sorgular buluyor kendini. Ava’nın Caleb’a açtığı duygularının, sorduğu soruların yaratıcısı tarafından tasarlanmış sorular mı, yoksa gerçekten bir yapay zeka insanı bu kadar taklit edebilir mi sorularını sorduruyor.

Caleb rolündeki Domhnall Gleeson, İngiliz Black Mirror dizisinin 2. sezonunun ilk bölümünde benzer bir konuda rol almıştı. Filmin ilk anlarından itibaren, aktörün de etkisi ile, Black Mirror ile paralelliği farkediliyor.

Görüntü, Ses ve Disk

Film görsel olarak göz kamaştırıcı, Ava ilk olarak karşımıza çıktığı andan itibaren gerçek izlenimi veriyor ve insanı hayrete düşürüyor. Görsel efektler çok başarılı ve gerçekçi. Ayrıca mekan seçimleri ve dış çekimler büyüleyici. Diskin sadece ikonlardan oluşan menüsü, hangi ikonun ne anlama geldiğini menünün içine girmeden anlayamadığınız için biraz karışık gözüküyor.

Ekstralar

Diskte yer alan özel seçenekler kısıtlı sayıda, ama az ve öz denecek cinsten hazırlanıp diske dahil edilmiş. Hikaye, oyuncu kadrosu, tasarım, Ava’nın yaratımı, Turing testi olmak üzere beş parçadan oluşuyor. Filmi izlerken Ava’nın ne kadarının efekt olduğu, belki bir hata bulabilir miyiz umuduyla izlerken aslında ne kadar başarılı bir görsel tasarım yapıldığının ipucunu alıyoruz. Ava’nın yaratımı bölümünde bu konu ve tasarımcı ile yapılan röportaj etkileyici. Ayrıca filmin çekildiği yerlerin de var olamayacak kadar güzel olması izleyicide yine bir görsel efekt hissi uyandırıyor. Mekan seçimleri ile ilgili tasarım bölümü de ayrıca etkileyici ekstralar arasında. Turing testi bölümü ise adını aldığı teste ve işin psikolojik boyutuna bağlayarak filmin izleyiciyi kendine bağlayan noktalarına dokunuyor.

Birdman Blu-Ray İncelemesi

birdman blu-ray

 Cahilliğin umulmayan erdemi.

Film 

Yönetmen koltuğunda Alejandro Inarritu adını görmek tek başına bir heyecan kaynağıdır benim için. 21 Gram ve Paramparça Aşklar Köpekler gibi benim için çok önemli filmleri yönetmiş bir yönetmenin En İyi Film ve En İyi Yönetmen Oscar’larını aldığı film nasıl bir heyecan yaratır siz tahmin edin. Ana karakter Riggan Thompson’ın, çoğu zaman bizim de iç dünyamızda yaşadığımız kavgayı canlandırdığı Birdman ile çekişmesini izliyoruz. Bu arada Riggan’ın, günümüz dünyasında Broadway’de var olabilmek için oynadığı son kozlarını, önüne çıkan engelleri ve sona doğru adım adım ilerleyişini izliyoruz. Hayatı ve ölümü onun hayal gücü ile var ettiği şekliyle izliyoruz. Oscar töreninde Inarritu’ya ödülünü veren Sean Penn’in neden küfürler eşliğinde kıskanç bakışlarla ödülünü Inarritu’ya verdiğini sadece milliyetçi bir tepki sanmıştım. Eski oyuncusu olarak samimi davrandığı belli, ama yine de her şaka da bir gerçeklik payı var, adam harikulade film yapıyor.

Görüntü ve Ses

Film ve ekstralar görsel olarak çok kaliteli bir şekilde sunuluyor. Çoğu filmde gördüğümüz gibi kalitesi düşük ekstralar bu film de yerini son derece kaliteli ekstralara bırakıyor. Adeta film çeker gibi üzerinde çalışılmış. Ses ve görsel açısından blu-ray tatmin edici.

Ekstralar

Filmin ekstraları yetersiz ama çok doyurucu. Tek eksik, Türkçe altyazı. Ekstralar üç ayrı başlık altında toplanmış. Birdman : All-Access, filmin baştan sona kamera arkası belgeseli. En güzel sahnelerin çekimleri, sahne yorumları, oyuncuların yorumları, mekanın hazırlanması (evet o koca tiyatro binası, sonu gelmeyen koridorlar, birbirine açılan kapılar, hepsi bir stüdyo içerisinde hazırlanmış), kostümler ve film müziklerinin kaydına kadar herşey 33dk’lık tek belgeselde. 20dk’ya varan sahneleri, bu sahnelerin oyuncuları ne kadar yorduğunu, Inarritu’nun bu sahnelerle ilgili düşüncelerini ve oyunculara kattıklarını izliyoruz. İkinci sırada Alejandro Inarritu ve Michael Keaton ile film üzerine bir sohbet yeralıyor. Üçüncü sırada ise herbiri kocaman posterler olarak duvarlara asılabilecek çok harika fotoğrafların yer aldığı Chivo’s On-Set Photos bölümü geliyor.

Hobbit, Smaug’un Çorak Toprakları Blu-Ray İncelemesi

Hobbit, Smaug'un Çorak Toprakları

Film

Serinin en güzel, en heyecanlı filmine hoşgeldiniz. Bilbo ile cücelerin Kuyutorman’daki maceraları, örümcekler, deri değiştiren Beorn, ekibin Yalnız Dağ’a ulaşmaları ve Ejderha Smaug ile karşılaşmaları, cücelerin efsanevi hazinesi, Arken Taşı ve finali hazırlayan gelişmeler. Hobbit’i okumuş olanların da bir çırpıda bitirdiklerine emin olduğum bölümlerin tamamı bu filmde.

Paket

Filmin kutusu standart blu-ray kutusu olarak hazırlanmış. Çift diskli blu-ray paketinin ilk diski filmi ve ilk filmde ilk bölümü olan, Yeni Zelanda : Orta Dünya’nın Vatanı, Bölüm 2 belgesel ekstrasını içeriyor. İkinci disk ise özel seçeneklere ayrılmış.

Ekstralar

Özel seçenekler öncelikle Peter Jackson ile filmin setine yapılan bir yolculuğu içeriyor. Bu olabildiğince detaylı hazırlanmış belgeseli izlerken cücelerin filmdeki kadar eğlenceli olduklarını farkediyorsunuz. Oyuncuların makyajlarının hazırlanmasından sette geçen günlük hayatlarına kadar herşeye tanıklık ediyorsunuz (Evet, Bombur’un tuvalet maceralarına kadar). Bu belgeselin yanı sıra, çekim kamera arkalarına ve filmin müziklerinin klibine, trailer’lere ulaşılabiliyor.

Serinin Diğer Filmleri : 

Hobbit, Beklenmedik Yolculuk

Hobbit, Beş Ordunun Savaşı

Hobbit, Beklenmedik Yolculuk Blu-Ray İncelemesi (3D 4 Diskli Blu-Ray)

Hobbit, beklenmeyen Yolculuk

Film

Yüzüklerin Efendisi serisini çok beğenmiş ve fantastik edebiyat hayranı olarak iple çektiğim serinin ilk filmi sonunda elimde. Film çok güzel bir giriş ile başlıyor ve insanı hayran bırakıyor. Yüzüklerin Efendisinin öncesinde geçen, 13 cücenin evlerini ve mücevherlerini kurtarmak için Ejderha Smaug ile mücadelesini anlatıyor. Bir yandan da Bilbo Baggins’in yüzükle ilk karşılaşmasını ve Yüzüklerin Efendisinde gördüğümüz bir çok olayın sebeplerini anlatıyor. İlk film çok heyecanlı, ve ilham verici ama biraz dağınık. Sanırım üç filmlik bir seriyi çıkarabilmek için Hobbit dışı hikayelere de odaklanılmış. Bundan dolayı da izleyici bazen hikayeden kopuyor.

 Paket

Blu-ray diskin paketi, 4 disk olmasından ötürü, standart bluray paketlerine göre biraz daha kalın. 2 disk 3D blu-ray filmi içeriyor. Üçüncü disk filmin normal (3D olmayan) blu-ray versiyonunu içeriyor. Son disk ise özel seçenekleri ve bonusları içeriyor. Kutunun kapağı ise normal blu-ray versiyona göre biraz farklı, Gandalf’ın fotoğraflandığı 3D bir kapağa sahip, 3D diske uygun hoş bir kapak olmuş. Kutunun arka yüzündeki imla hataları can sıkıcı olsa da bir arşivci için tatmin edici bir kutu.

Ekstralar

Filmin ekstraları üç başlık altında toplanmış. İlki belgesel olarak hazırlanmış New Zeland : Home Of Middle Earth’u içeriyor. Yeni Zelanda’da kurulan Hobbiton köyü ve seride kullanılan diğer mekanlar gösteriliyor. Mekanlar açısından Yeni Zelanda’nın Orta Dünya için ne kadar uygun olduğunu kendiniz görüyorsunuz.

İkinci başlık Video Blog başlığı altında çekilmiş on adet kamera arkası videodan oluşuyor. Her biri tarihleri ile kategorilenmiş ve gayet tatmin edici bir içerik. Özellikle mekan seçimleri ve kostüm tasarımı bölümleri izleyiciye orda olma isteği uyandırıyor. Üçüncü bölüm ise trailerlara ayrılmış. Filmin trailerlarının yanı sıra filmin video oyunlarının trailer’ına da ulaşılabiliyor.

Görsel açıdan özel seçenekler diski tatmin edici ve kaliteli.

Serinin Diğer Filmleri : 

Hobbit, Smaug’un Çorak Toprakları

Hobbit, Beş Ordunun Savaşı